Okul öncesi eğitimin önem kazanması ve yaygınlaşmasının sebepleri şöyle sıralanabilir:
1. Kadının iş hayatına gittikçe daha çok katılması, bu durumda annelerin çocuklarıyla yeteri kadar uğraşamaması ve analık eğitimi görevini tam yapamaması,
2. Birçok annenin, çocuğun özelliği, çocuk ruh bilimi ve çocuk eğitimi alanlarında yeterli bilgi ve beceri sahibi olmaması,
3. 3-6 yaşlarındaki çocukların, kendi yaşındakilerle bir grup hâlinde ve uygun bir ortamda gelişme ihtiyaçları,
4. Okul öncesi yaşlarının (3-6 yaşları) çok önemli bir dönem olması ve çağımız insanının bilgi, beceri ve yöntem bakımından mümkün olduğu kadar iyi yetişmesine ihtiyaç duyulması.
Okul öncesi eğitim konusu, her türlü ekonomik ve sosyal şartlar altında bulunan çocuğu ilgilendirmektedir. Başka bir deyişle, ister anneli, ister annesiz, hatta isterse annesi eğiticilik bilgisine sahip olsun, her çocuğun bu eğitimi almasının gerekli olduğu üzerinde durulmaktadır (Öz,1983).
Okul öncesi eğitim plânlama ve uygulamalarını ana boyutları içinde görmek ve değerlendirebilmek için, eğitim tarihi sürecinde çocuğa ve çocukluk yıllarına ait sosyal yaklaşımlara, felsefî ve eğitimle ilgili görüşlere, kısa bir göz atmak yerinde olacaktır (Oğuzkan ve Oral,1983):
Eski Çağ medeniyetlerinin çoğunda, çocuğun ilk 5-6 yaşlarındaki eğitimi, doğrudan doğruya ailenin denetimi altındadır.
Batıda okul öncesi eğitimin kökleri, Comenius (1592-1670), Rousseau (1712-1778), Pestalozzi (1746-1827)’ye kadar uzanır. Bu eğitimciler, eğitimde çocuğun özelliklerinin ve haklarının göz önünde bulundurulması gerektiğini savunmuşlardır.
Ancak küçük çocukların eğitimi konusunda Batıda ilk gözle görülen yaklaşım, Friedrich W.A. Froebel (1782-1852)’le başladığı kabul ediliyorsa da, esasında okul öncesi eğitimin öncülüğünü, Osmanlı Türklerinin yaptığı görülür. Fatih döneminde 4 yaşlarındaki çocuklar, Sıbyan Mekteplerinde eğitime tabi tutulmuş ve bu eğitim, Osmanlı Devletinin sonuna kadar devam etmiştir.
Ülkemizde 1914’de anaokulları için bir yönetmelik hazırlanmış ve 1915’de de öğretmen okuluna, anaokulu öğretmeni yetiştirebilecek bir bölüm eklenmiştir. Yine aynı yıllarda, özellikle İstanbul’da birkaç anaokulu da açılmıştır.
Kurtuluş Savaşı yılları, bütün eğitim kurumları yanında, anaokullarının da gelişme hızını azaltmış, hatta açılanların da kapanmalarına sebep olmuştur.
Cumhuriyet dönemine gelince; bu dönemin ilk yılarında ülkedeki okur-yazar oranının düşüklüğü, temel ilkokul eğitimine büyük önem verilmesini ön plâna çıkarırken, okul öncesi eğitim kurumları, daha çok özel kişiler ve yardım kuruluşlarının teşebbüslerine bırakılmıştır. Son yıllarda, bir yandan Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Ana Sınıfları’nın açılması hızlandırılırken, Kız Meslek Liseleri’ne bağlı olarak Uygulama Anaokulları ve kanun gereği 300 kadın işçi çalıştıran işyerlerinde gündüz bakımevi açma mecburiyeti, bu kurumların özellikle kamu işyerlerindeki sayılarının giderek artmasına yol açmıştır. Bu arada Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu, Sosyal Sigortalar Kurumu ve diğer kuruluşların sosyal yardım amacıyla açtıkları çocuk bakımevleri de, okul öncesi çocukların eğitim ve öğretim meselesinin çözümüne belirli bir ölçüde yardımcı olmaktadır.
Bugün ülkemizde, 1983 yılı projeksiyonlarına göre 0-5 yaş arasındaki çocukların sayısı 7.618.000’i bulmaktadır. Buna karşılık okul öncesi eğitim, zorunlu eğitim süresi içinde değildir. Bu yaş dönemi çocuklarının eğitilmesi için açılan resmî ana sınıfı ve anaokullarının yanında, özel ve tüzel kişiler tarafından açılan özel anaokulları, azınlık anaokulları ve yabancı devletler görevlilerinin çocukları için açılan yabancı anaokulları bulunmaktadır.
Bugün ülkemizde, mevcut okul öncesi kurumların çoğu, 3-6 yaş grubundaki çocuklara hizmet vermektedir. Halbuki 0-3 yaş grubunda bulunan çalışan kadınların çocukları, çok daha önemli bir konudur. Bu gruptaki çocukların bakımı konusunda, yalnızca Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’nun özellikle aile durumları sebebiyle bakıma muhtaç çocuklar için açtıkları yuvalarla, kamu kuruluşlarına ait işyerlerinin kreş ve gündüz bakımevleri görev yapmaktadır (Oktay,1981).
Bu açıklamalardan sonra, okul öncesi eğitim kurumları şu başlıklar altında ele alınabilir:
Okul Öncesi Eğitimin Tanımı ve Amacı
Okul öncesi eğitim, zorunlu öğrenim çağına kadar olan çocukların bedenî, psikolojik, sosyal ve ahlakî gelişmelerini sağlayan, onları ilköğretimin tanımı içinde ilkokula hazırlayan eğitim dönemidir.
Okul öncesi eğitimin amaç ve görevleri, millî eğitimin genel amaçlarına ve temel ilkelerine uygun olarak:
a. Çocukların beden, zihin ve duygu gelişmesini ve iyi alışkanlıklar kazanmasını sağlamak,
b. Onları ilköğretime hazırlamak,
c. Şartları elverişsiz çevrelerden ve ailelerden gelen çocuklar için ortak bir yetiştirme ortamı meydana getirmek,
d. Çocukların Türkçeyi doğru ve güzel konuşmalarını sağlamaktır (METK,mad.20).
Bu eğitim, anaokullarında 4-5 yaş, ilkokulların bünyesindeki ana sınıflarında ise 5 yaş grubu çocuklarına verilmektedir. Okul öncesi eğitim, anaokulu ve anasınıflarında yapılmaktadır.
Anaokulu: 4-5 yaş (37 - 60 ay) çocukları için okul öncesi eğitim kurumudur.
Ana sınıfı: 5 yaş (48-60 ay) çocukları için bir okul öncesi eğitim sınıfıdır.
Okul Öncesi Eğitim Kurumları, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’nda şöyle belirlenmektedir:
Okul öncesi eğitim kurumları, bağımsız anaokulları olarak kurulabileceği gibi, gerekli görülen yerlerde ilkokula bağlı ana sınıfları olarak da açılabilir.
Okul öncesi eğitim kurumlarının nerelerde ve hangi önceliklere göre açılacağı, Milli Eğitim Bakanlığı’nca hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir.
İş Kanununa tabi işyerlerinde işverenlerin okul öncesi eğitim kurumu kurmaları için gerekli şartlar ve diğer hususlar, Millî Eğitim ve Çalışma Bakanlıkları tarafından birlikte düzenlenecek bir tüzükle gösterilir (METK,mad.21).
Ülkemizde resmî ve özel kurumlar aracılığı ile yürütülen okul öncesi hizmet çeşitlerinin bugünkü durumuna geçmeden önce, Beş Yıllık Kalkınma Plânları’nda okul öncesi eğitimin ne şekilde ele alındığı görülebilir:
Beş Yıllık Kalkınma Plânlarında Okul Öncesi Eğitim
1. Birinci Beş Yıllık Kalkınma Plânı
Birinci Plânda okul öncesi eğitim ele alınmamıştır.
2. İkinci Beş Yıllık Kalkınma Plânı
Okul öncesi eğitim, 3-6 yaşındaki çocukların eğitimidir. Bu eğitim, ancak anne eğitiminden yoksun çocukların eğitimi için ele alınacaktır (İBYKP,1967:163).
1S68-1972 döneminde okul öncesi eğitim hizmetleri, bağımsız anaokulları ve ilkokullara bağlı ana sınıfları kurularak geliştirilecektir. Bütün kız enstitülerinde öğretim programlarının ve okulöncesi eğitim hizmetlerinin geliştirilmesi amacıyla çocuk yuvaları açılacaktır. (İBYKP,1967:164).
3. Üçüncü Beş Yıllık Kalkınma Plânı
Anne eğitiminden yoksun 3-6 yaşındaki çocukların eğitimi olarak ele alınan okul öncesi eğitim ile ilgili çalışmalar, plânlı dönemde sınırlı kalmıştır. Bununla beraber özel kesime örnek olması amacı ile Ankara, Adana (iki okul), Bolu, Gaziantep ve Zonguldak’ta olmak üzere 6 anaokulu açılmıştır. 1970-71 öğretim yılında ana sınıflarının sayısı da 118 olmuştur.
6 anaokulunda 1970-71 öğretim yılında 29 öğretmen ve 569 öğrenci, 118 anasınıfında da 118 öğretmen ve 2,444 öğrenci bulunmaktadır
Bu dönemde anaokulu açılması konusunda özel kesimde gelişmeler olmuş, 1970-71 öğretim yılında yabancı ve azınlık özel anaokulları hariç, özel kesime ait anaokullarının sayısı 70 olmuştur (ÜBYKP,1973:730).
İlkeler ve Politikalar:
Kaynakların sınırlılığı sebebiyle okulöncesi eğitimin 1995 yılına kadar Millî Eğitim Bakanlığı ve ilgili kuruluşların gayretleri, bir model geliştirme ölçeğinde olacak ve bu model çerçevesinde özel sektör teşvik edilecektir (ÜBYKP,1973:718).
Okul öncesi eğitim konusunda beliren meselenin önemine rağmen bu eğitimin bütün 3-6 yaş grubunu kapsayacak şekilde sağlanması büyük malî kaynak gerektiğinden, konu ile ilgili araştırmalar yapılacak ve konuya uzun dönem içinde tutarlı bir şekilde yaklaşılması için gerekli hazırlıklar yapılacaktır (Ü3YKP,1973:741).
Kız meslek liseleri bünyesindeki anaokulları, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığının çocuk yuvaları ve belli işyerlerinde kanunen açılması gereken çocuk yuvaları ve anaokulları uygulaması genişletilerek devam ettirilecektir. Bu okul öncesi eğitim ve bakım birimlerinin standartları ve eğitim programları, Millî Eğitim Bakanlığı’nca belirlenecek, özel kesimin bu konudaki gayretleri teşvik edilecek, yol gösterici yayınlar, araştırmalar yapılacak ve denetleme sağlanacaktır (ÜBYKP,1973:743).
4. Dördüncü Beş Yıllık Kalkınma Plânı
Okulöncesi eğitimin gelişmesi, üç plân döneminde, gerek kaynakların sınırlılığı, gerek bu eğitim alanına yeterince eğilinmemesi sebebiyle yeterli düzeyde olmamıştır. İlkokulların bünyesinde açılan ana sınıflarının sayısı, 1973-74 öğretim yılında 245’den 1977-73 öğretim yılında 984’e çıkmış olmasına karşılık, bağımsız anaokulu sayısı, aynı dönemde 8’den 11’e yükselebilmiştir.
11 anaokulunda 1977-78 öğretim yılında 60 öğretmen ve 1.135 öğrenci, ilkokullara bağlı 984 anasınıfında ise 1.087 öğretmen ve 17.986 öğrenci ve kız meslek liselerine bağlı 275 uygulama anaokulunda ise 575 öğretmen ve 5.782 öğrenci bulunmaktadır.
Kreş ve çocuk yuvalarının gelişmesi de yeterli düzeyde olmamış, özel anaokulları sayısı, 1976-77 öğretim yılında 137’ye çıkmıştır. 3-6 yaş grubundaki çocukların ancak yüzde l.1’i okulöncesi eğitimden yararlanmıştır (DBYKP,1979:434).
İlkeler ve Politikalar:
En çok şehirleşmiş yörelerde başlamak üzere özellikle gecekondular ve işçi çocukları hedef alınarak geliştirilecek olan okul öncesi eğitimi pilot uygulamaları ele alınacaktır. Okul öncesi eğitimi, pilot uygulama sonuçlarına göre ve yapılacak yeni düzenlemelerle eğitim sisteminin rasyonel bir yapıya kavuşturulmasından sonra sistemin bütünlüğü dikkate alınarak yaygınlaştırılacaktır. Sistemin geliştirilmesinde mevcut kapasitelerden yararlanılması esas olacaktır (DBYKP,1979:456).
Bugünkü Durum ve Değerlendirme
Okul öncesi eğitim hizmetleri; anaokulları, anasınıfları ve yuvalar, kreş ve gündüz bakımevleri olmak üzere üç ayrı yoldan yürütülmektedir.
Millî Eğitim Bakanlığı’nda okulöncesi eğitim, İlköğretim Genel Müdürlüğü ve Kız Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü ile özel öğretim Kurumları Dairesi Başkanlığı tarafından gerçekleştirilmektedir.
İlköğretim Genel Müdürlüğü, okul öncesi eğitimi anaokulları ve ana sınıfları vasıtasıyla yürütür.
Anaokulları da resmî ve özel anaokulları olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır.
Resmî anaokulları, özel teşebbüse örnek olmak için açılan İlköğretim Anaokulları ve Kız Meslek Liselerindeki Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Bölümü öğrencilerinin staj sınıfları olan Uygulama Anaokulları olarak iki grupta toPlânmaktadır
Özel anaokulları ise, Özel Türk Anaokulları, Azınlık ve Yabancı Anaokulları’ndan meydana gelmektedir.
Ülkemizde okul öncesi eğitimin gelişim çizgisini yukarıya çeken, ilkokulların bünyesinde mecburî ilköğretim çağına gelmemiş çocuklar için açılan Ana sınıfları, 1963-64 öğretim yılından 1982-83 öğretim yılına kadar büyük bir gelişme göstermiştir, 1963-64 öğretim yılında 53 sınıf ve 1445 öğrenciye karşılık, l982-83’te sınıf sayısı 2670’e, öğrenci sayısı da 55.359’a yükselmiştir.
Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı ve Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu, yeni adıyla Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’nun özellikle aile durumları sebebiyle bakıma muhtaç çocuklar için açtığı yuvalar ile kreş ve gündüz bakımevleri (Bk.SHÇEK), birer eğitim müessesesi olmaktan ziyade, birer sosyal hizmet kuruluşudur. Ancak buralarda da çocuklara fiziksel ve ruhsal yönde hizmetler verilerek, onların sağlıklı kişilik kazanmalarına, dolayısıyla topluma faydalı bireyler olmalarına çalışıldığından, bu kurumlar da okul öncesi eğitim içinde ele alınmıştır.
Okul öncesi eğitimdeki gelişmeler, kamu kaynaklarının sınırlılığı ve bu eğitim alanına özel sektörün yeterince teşvik edilmemiş olması sebebiyle istenilen seviyede olmamıştır.
1982-83 öğretim yılında okul öncesi öğretim, aşağıdaki tablodaki gibi gerçekleşmiştir.

Okulöncesi eğilim hizmetlerinden yararlanan çocuk sayısı, 1982-83 yılı itibariyle 67.442 adet olup, buna okul-öncesi sosyal hizmet kuruluşlarından faydalanan 20.279 adet çocuğu da ilâve edersek, 87.121’e yükselir. Bu yekûn, 0-4 yaş grubunun % 1.3’ünü, 5 yaş grubunun ise, % 7,3’ünü oluşturur.
Dünya nüfusu içinde, 0-4 yaş arası çocuk sayısı, 1975 yılı verilerine göre 560 milyon dolaylarındadır. 1968 yılı değerlendirmeleri, bu yaşlar arası çocukların yaklaşık % 7,5’ine bakım ve eğitim kurumlarında hizmet verildiğini göstermektedir. 1968’de dünya ortalaması olarak kabul edilen % 7,5’lik katılma yüzdesine ulaşılabilmesi için, hizmet kapasitemizin 5 katına çıkarılması gerekir.
I. Plânda okul öncesi eğitime temas edilmemiştir. II. ve III. Plânlarda, sadece anne eğitiminden yoksun 3-6 yaş arası çocukların eğitiminden söz edilmiştir. IV. Plânda ise en çok şehirleşmiş yörelerden başlamak üzere özellikle gecekondular ve işçi çocukları hedef alınarak bu eğitimin geliştirilmesi, pilot uygulamalarının yapılması ve eğitim sisteminin rasyonel bir yapıya kavuşturulmasından sonra sistemin bütünlüğü dikkate alınarak yaygınlaştırılması düşünülmüştür.
Okullaşma oranında, şehir ve kırsal kesimde büyük farklılık vardır. Bu farklılık, dil meselesi olan yörelerde daha çok artmaktadır. Bugüne kadar alınan tedbirlerde, bu yörelerde ilköğretim okullaşma oranını artırmada birtakım sosyal zorluklarla karşılaşıldığı bilinen bir gerçektir. Bu durumda, okul öncesi eğitiminin uygulanması, başka bir ifadeyle ana sınıflarının açılması, bazı sosyal zorlukları da beraberinde getirmektedir.
Diğer yandan öğretmen yetiştirme görevi. 20 Temmuz 1982 tarih ve 41 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname ile YÖK’e verildiğinden, büyük bir sıkıntı olan öğretmen meselesinde, kısa dönemde okul öncesi öğretmenini yetiştirmek mümkün görülmemektedir.
Şehirlerdeki ilkokulların %81’inde ikili öğretim, % 19’’unda normal öğretim yapılmaktadır. Büyük şehirlerimizdeki 22 okulda ise üçlü eğitim uygulaması devam etmektedir- Bu durumda, ilkokulların bünyesinde açılmakta olan ana sınıfları, fizikî kapasitenin daha da daralmasına ve malî sıkıntının artmasına sebep olmaktadır.
Öneriler
1. Okul öncesi eğitim, genellikle 0-5 yaş grubu çocuklarının eğitimini kapsamalıdır.
2. Okul öncesi eğitim, ilköğretim okullarında bir yıllık ana sınıfları, Kız Meslek Liseleri’nde anaokulları, diğer kuruluşlarda ise yuva ve kreş şeklinde yaygınlaştırılmalıdır.
3. Halkı, okul öncesi eğitim kurumu açmaya teşvik edecek tedbirler alınmalıdır.
4. Çocuklarını yetiştirmeleri ve anaokullarına göndermeleri konusunda ana-babalar, kitle eğilim araçları vasıtasıyla aydınlatılmalıdır.
5. Her yerde, okul öncesi eğitimi kampanyası açılmalıdır.
6. Okul öncesi eğitim kurumu açacakları teşvik, etmek için kredi verecek bir sistem geliştirilmelidir.
7. Okul öncesi eğitim, en çok dil meselesi olan yörelerde, çocukların Türkçeyi doğru ve güzel konuşabilmeleri hedef alınarak yaygınlaştırılması ve mecburî eğitim çağına gelen çocukların Türkçeyi normal olarak konuşur ve anlar bir şeklide ilkokula başlayabilmeleri için Devlet desteği sağlanmalı ve kanunî tedbirler geliştirilmelidir.
8. Okul öncesi eğitim kurumlarında Noel Baba ve benzeri dış kaynaklı figür ve tablolara, oyun ve masallara ağırlık vermek yerine, onların gelecek yıllara sağlıklı ve güvenli bir şekilde bakmalarını sağlayıcı değerler üzerinde durulmalı; çocuğun, ailesine, vatanına. milletine ve devletine bağlı ve saygılı bir genç olabilmesi, iyi insan ve iyi vatandaş olabilme bilinci kazanabilmesi için, ona ilk millî kültürel eğitim verilmelidir.
9. Anaokulu ve ana sınıflarının öğretmen ihtiyacının karşılanması için:
a. Öğretmen yetiştiren kurumların, okul öncesi eğitim alanına öğretmen yetiştirmesi,
b. Mevcut ilkokul öğretmenlerinin bir program dahilinde, Hizmet-içi Eğitim’den geçirilerek bu alanda görevlendirilmesi,
c. Kız Meslek Lisesi Çocuk Gelişimi ve Bakımı Bölümü mezunlarının formasyon programlı ile öğretmenliğe intibakları
yoluna gidilmelidir.
Ülkemizde Okul Öncesi Eğitim Durumu ve Sorunları (1983)
Yard. Doç. Dr. Etem Levent
Kaynaklar
Devlet Plânlama Teşkilâtı.(1963). Kalkınma Plânı Birinci Beş Yıl 1963-1967 (BBYKP). Ankara: DPT.
____. (1968). Kalkınma Plânı İkinci Beş Yıl 1968-1972 (İBYKP). Ankara: DPT.
____. (1973). Yeni Strateji ve Kalkınma Plânı Üçüncü Beş Yıl 1973-1977 (ÜBYKP). Ankara: DPT.
____. (1979). Dördüncü Beş Yıllık Kalkınma Plânı 1979-1983 (DBYKP). Ankara: DPT.
İlköğretim ve Eğitim Kanunu (İEK). 12.01.1961 tarih ve No.222
Milli Eğitim Temel Kanunu (METK). 24.06.1973 tarih ve No.1739.
Oğuzkan, Ş. ve Oral, G. (1983). Okulöncesi Eğitimi. İstanbul: Millî Eğitim Bakanlığı Basımevi.
Oktay, A. (1981). Okulöncesi Eğitimi ve Aile Milli Eğitim ve Din Eğitimi, İlmi Seminer. Ankara: 9-10 Mayıs.
Öz, F. (1983). Okulöncesi Eğitimi Cumhuriyet Döneminde Eğitim. İstanbul: Millî Eğitim Bakanlığı Basımevi.
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kanunu (SHÇEK). 24.5.1983 tarih ve No.2828.


