| |
Yard. Doç. Dr. Etem Levent
Tanzimat dönemi öncesinde batı anlayışına göre
bir eğitim sistemi kurulurken, önce yüksek okullardan işe başlanmıştır.
Bunlar, Mühendishâne-i Bahrî-i Hümayûn, Mühendishâne-i Berr-i
Hümayûn, Tıbhâne-i Âmire ve Cerrahhâne-i Ma'mûre ve Mekteb-i Harbiye'dir.
Ancak, batı yöntemleri ile çalışan okullar çoğaldıkça, örgün eğitimin
alt kademeleri de oluşmuş; böylece yüksek eğitim yapmak amacıyla
açılan okullar, zamanla hedeflerini gerçekleştirir duruma gelmişlerdir.
Batılı yöntemlerle eğitim yapan okulların öğretmen ihtiyacını
karşılamak üzere, 1848'de Kemal Efendi'nin öncülüğünde, Darülmuallimîn-i
Rüşdî adıyla ilk öğretmen okulu açılmıştır.
Darülmuallimîn-i Rüşdî, rüşdiyelere öğretmen yetiştirmek için
açılmıştır. İlkokullara öğretmen yetiştirecek olan ilk öğretmen
okullarının başlangıcı sayılabilecek Darülmuallimîn-i Sıbyan da,
1868 yılında Maârif Nâzırı Saffet Paşa zamanında öğretime başlamıştır.
Bu dönemde Sıbyan Mektepleri, Medreseler ve Enderun Mekteplerinde
verilen Geleneksel Eğitim ile batı kaynaklarına dayanan Tanzimat
Eğitimi yan yana yapılmıştır.
Tanzimat döneminde, batı yöntemlerine göre şekillenen eğitimin
genel yapısı şu başlıklar altında ele alınabilir:
Örgün Eğitim
1. İlköğretim
Bu dönemde ilkokul ve ortaokul birlikte düşünülüp ele alınacak
olursa, ilköğretimdeki kurumlaşmanın şöyle olduğu görülür:
Sıbyan Mektepleri: 1869 tarihli Maârif-i Umûmiye Nizamnamesi ile
sıbyan mekteplerinde, öğretim süresi, öğretim yaşı, finansman,
program, yöntem, eğitim araç ve gereçleri gibi temel konularda,
yeni düzenlemelere gidilmiştir. Nizamnameye göre, yöre şartları
uygun olduğu takdirde, kızlar için Sıbyan okullarının tahsisi
öngörülmüştür. Bu okullarla ilgili gelişme, daha önce verilmiştir.
Rüşdiyeler: Sıbyan mektepleri ile askerî okullar arasında yer
alan Rüşdiyeler, 1838'de açılmaya başlamıştır. Osman Ergin, Sıbyan
mekteplerini ana okul, Rüşdiyeleri de ilkokul olarak göstermişse
(Ergin,1977:425) de, Rüşdiyeleri, ilköğretimin ikinci kademesi
(orta okul) olarak kabul eden eğitimciler çoğunluktadır (Koçer,1987:73;Akyüz,1982b:100).
1869 tarihli Nizamname'de Rüşdiyelerin 500 evi geçen kasabalarda
kurulacağı, öğretim süresinin 4 yıl olduğu, Sıbyan mekteplerini
bitirenlerin bu okullara sınavsız gireceği ve bazı şartlar dahilinde
kız Rüşdiyelerin açılacağı yer almıştır.
Mektep-i Maârif-i Adliye, özellikle sivil memur yetiştirmek amacıyla
1938'de açılan, Rüşdiye düzeyinde bir okuldur.
Mekteb-i Ulûm-ı Ebediye de 1938'de Rüşdiye düzeyinde sivil okullardandır.
Darülmaârif, 1850'de Sultan Abdülmecid'in annesi Bezmiâlem Valide
Sultan tarafından yaptırılan ve rüşdiyeler arasında düzeyi daha
yüksek olan bir okuldur.
2. Genel Orta Öğretim
Genel orta öğretim kurumları olarak, şu okullar bulunmaktadır:
1862 tarihinde Maârif Nâzırı Kemal Efendi'nin teşebbüsüyle önce
Mekteb-i Aklâm, sonra adı Mahrec-i Aklâm olan ve Rüşdiyelerin
üzerinde üç yıllık bir okul açılmıştır. Okulun amacı, memur yetiştirmektir.
1868'de Mekteb-i Umûmî-i İdadî (Mekteb-i Sultanî), Galatasaray
binasında öğretime başlamıştır. Bu tarihe hükümet dairelerine
memur; yüksek tahsil, meslek ve ihtisas mekteplerine öğrenci hazırlayan
kurumlar, ancak Mekteb-i Maârif-i Adliye ve Mekteb-i Ulûm-ı Ebediye
ile Darulmaârif ve Mahrec-i Aklâm idi. Ayrıca idadî mektebi yoktu
(Ergin,1977:495).
İdadîler: İdadî okulları, rüşdiye okullarında öğrenimlerini bitirmiş
müslüman ve gayr-ı müslim çocukların karma olarak öğreinm ve eğitim
görmeleri için kurulmuştur (MUN, mad. 33). 1000 evden fazla olan
hal ve yerlerinin önemine göre, gerekli görülen kasabalarda, birer
idadî okul açılır ve öğretim süresi 3 yıldır (MUN, mad. 34 ve
38).
İlk Mülkî İdadî (Koçer,1987:103) 1873'de ve illerde de iki yıl
sonra (Yanya Vilâyetine bağlı Yenişehir- Mora'da ilk İdadî okulu
açılmıştır (Akyüz,1982b:111). Bugünkü Vefa Lisesi'nin temeli olan
Darulmaârif, 1873'de sivil idadî olarak teşkilâtlandırılmıştır
(Koçer,1987:103).
Sultanîler: İlk Sultanî, yukarıda sözü edilen 1868'de Galatasaray'da
kurulmuş olan Mekteb-i Sultanî'dir.
1868 tarihli Maârif-i Umûmiye Nizamnamesi'ne göre, her ilde merkezi
olan şehir ve kasabalarda bir Sultanî okulu açılması öngörülmüştür.
Öğretim süresi 6 yıldır. Programı itibariyle okul, kısm-ı âdî
(3 yıl) ve kısm-ı âlî (3 yıl) kademelerine ayrılır. Öğrencileri,
yatılı ve gündüzlü (ve yalnız derslerde bulunmak için dışarıdan)
olacak ve hepsi belirli ücret ödeyeceklerdir.
3. Meslekî ve Teknik Orta Öğretim
Tanzimat döneminde, Meslekî ve teknik eğitim alanında şu gelişmeler
gözlenmektedir:
. Yeşilköy'de Ziraat Ta'limnamesi adıyla ilk uygulamalı bir tarım
okulu açılmıştır (1847). Okul 4 yıl sonra kapanmıştır.
. 1858'de Orman Mektebi ve 1873'de Maâdin Mektepleri açılmıştır.
1879-80 tarihinde bu iki okul, ortak program uygulamasına geçmiş
ve okulun öğretim süresi 4 yıla çıkarılmıştır (Ergin,1977:592-593).
Erkek Teknik Eğitim
. İlk erkek sanayi mektebi, 1848'de Zeytinburnu'nda açılmış ve
kapanmıştır:
. Mithat Paşa, Rumeli'de Vali iken Niş'de (1863), sonra da Tuna
vilayetinin merkezi Rusçuk'ta (1864) ve Sofya'da Islâhhâne adıyla
okullar açmıştır. Bunlar, kimsesiz ve bakıma muhtaç çocuklara
mahsus, terzilik, kunduracılık, demircilik, matbaacılık, dokumacılık
gibi mesleklerde bilgi ve beceri kazandıran okullardı (Akyüz,1982b:116-117).
. 1868'de İstanbul'da Sanayi Mektebi açılmıştır.
Kız Teknik Eğitim
. 1859'da İstanbul'da açılan ilk kız Rüşdiyesi olan Cevri Kalfa
mektebinde, kadınlara mahsus sanayi konusunda eğitim verilmiştir.
. 1864'de Mithat Paşa, Rusçuk'ta yetim kalan için, ordunun dikim
ihtiyacını karşılamak üzere bir Islâhhâne açmıştır.
. 1869'da İstanbul'da, yine ordu ihtiyaçları için Kız Sanayi Mektebi
eğitime başlamıştır (Akyüz,1982b:117-118).
4. Özel Öğretim
Özel öğretim okulları, Türk, azınlık ve yabancı başlıkları altında
ele alınabilir:
Türk Okulları
. Okuyamamış esnaf çocukları için ilk halk okulu olan Valide Mektebi
(Çırak Mektebi), 1865 yılında öğretime açıldı. Okulu, Cemiyet-i
Tedrisiye-i İslâmiye finanse ediyordu. 1874'de okul, Maârif Nezaretine
bağlandı (Koçer,1987:72-73).
. 1873'de İstanbul'da yine aynı cemiyetin önderliğinde, yetim,
kimsesiz ve erkek çocuklar için Darüşşafaka (Lisesi) öğretime
başladı (Koçer,1987:116). Bu okulun kuruluşunda, Paris'teki Brytanée
Militaire de la Fléch model alınmıştır.
1869 Maârif-i Umûmiye Nizamnamesi'nde "Osmanlı devleti memleketlerinde
bulunan okullar, iki esas kısma ayrılır. Birincisi, genel okullar
(mekâtib-i umûmiye)dır ki yönetimi devlete aittir. Ikincisi, özel
okullardır. Bu okulların kurulması ve yönetimi kişilere ve cemaata
aittir. Kontrolü Devlet tarafından yapılır (MUN, mad.1) denildiği
halde, özel Türk okulları gelişme gösterememiştir.
Azınlık Okulları
a) Rum Okulları
. Fener Rum Mektebi (Sultan Fatih döneminden önce),
. Heybeliada Papaz Mektebi (1844),
. Kuruçeşme Rum Üniversitesi (1805),
b) Ermeni Okulları
. Kumkapı Ermenî Mektebi
c) Yahudi Okulları
. Musevî Asrî Mektebi (1854)
. 1875'de Alliyan İsrailit adında bir örgüt, çok sayıda okul açmıştır.
Yabancı Okullar
a) Katolik Okullar
Bunlar, bazı dinî örgütler, misyonerler ve kişiler tarafından
açılmıştır.
b) Protestan Okulları
. Robert Koleji, 1863'de Amerikalıların açtığı bir okuldur.
. Kız Koleji, 1863'de açılmıştır. Sonradan Arnavutköy Amerikan
Kız Koleji de denmiştir.
5. Yüksek Öğretim
Tanzimat döneminde bir Darülfunûn'un kurulmasına 1846'da "Dersaâdet'te
münasip bir mahalle Darülfunûn inşaası" fermanıyla karar
verilmiştir (Özalp,1982:3) ancak bu kurum, 1863'te öğretime başlayabilmiştir.
O tarihte dersler halka açıktı. Hatta Sadrazam ve Nâzırlardı.
Ergin, Rüşdiye'lerden sonra kuruluşu gerekli görülen ve yatılı
olması şart koşulan (Ergin,1977:546) bir mektebe, Üniversite denilemeyeceğini
ve geniş bir çerçevede lise seviyesinde (Ergin,1977:551-552) bir
okul olduğunu kaydediyorsa da, o dönemdeki askerîyüksek öğretim
kurumlarında olduğunda gibi, amaç, lise düzeyinin üstünde bir
öğretim kurumunun kurulmasıydı. Nitekim okul bu amacını, kısa
zamanda teorik ve pratik olarak gerçekleştirmiştir.
Darülfunûn(-ı Osmanî), açılışından iki yıl sonra (1865) kapanmış
ve 1870'de yeniden açılmışsa da, 1871 sonlarında tekrar kapanmıştır.
Bu açılış ve kapanışların sebepleri, o dönemdeki siyasi ve bilimsel
istikrarsızlıkta aranabilir.
Daha sonra 1974 yılında, Mekteb-i Sultanî (Galatasaray lisesi
binası) içinde, Darülfunûn-ı Sultanî adı ile üçüncü bir Darülfunûn
açılmıştır. Öğretim dili fransızca olan bu Darülfunûn'un, Hukuk,
Mühendislik ve Edebiyat Fakülteleri bulunduğu ve programlarında
yer almadığı görülmektedir (Koçer,1987:111). Bu okul da, 1882'lerde
kapanmıştır.
1859 yılında, Kaymakamlık ve müdürlük gibi yönetici sınıf yetiştirmek
amacıyla, İstanubul'da ilk sivil yüksek okul olan Mekteb-i Mülkiye
açılmıştır. Önce 2 yıl olan öğretim süresi, 1867'de 4 yıla çıkarılmıştır.
Yüksek Okul ve Üniversite ile ilgili esas hukukî yapılanma, 1869
Maârif-i Umûmiye Nizamnamesi ile olmuştur.
İlgili Nizamname'ye göre, yüksek okullar, erkek ve kız öğretmen
(darülmuallimîn, darülmuallimât) okulları ile üniversite (Darülfunûn)
fen ve çeşitli sanayi okullarıdır (MUN, mad. 51).
Üniversitenin biri felsefe ve edebiyat, ikincisi hukuk, üçüncüsü
de tabiat ve matematik bilimlerinin öğretimine mahsus, üç bölümü
bulunacaktır (MUN, mad. 80).
Her bölümün öğretim süresi, mezuniyet diplomasını alacaklar için
3 yıl, profesör (müderris) olacaklar için 4 yıl olacaktır (MUN,
mad. 85).
En az 16 yaşında olan her şahıstan, durumları üniversite ta'limatına
uygun bulunanlar, öğrenci olarak kayıt olabileceklerdir (MUN,
mad. 88).
Bütün öğrenciler gündüzlü olacaktır (MUN, mad. 97).
6. Askerî Okullarda Eğitim
Tanzimat dönemi öncesinde batı anlayışına göre bir eğitim sistemi
kurulurken, önce yüksek okullardan işe başlanmıştır. Bunlar, Mühendishâne-i
Bahrî-i Hümayûn, Mühendishâne-i Berr-i Hümayûn, Tıbhâne-i Âmire
ve Cerrahhâne-i Ma'mûre ve Mekteb-i Harbiye'dir (Koçer,1987:104).
Ancak, batı metotları ile çalışan okullar çoğaldıkça, örgün eğitimin
alt kademeleri de oluşmuş; böylece yüksek eğitim yapmak amacıyla
açılan okullar, zamanla hedeflerini gerçekleştirir duruma gelmişlerdir.
Tanzimat döneminin başlangıcı olan 1938 tarihinden önce ve sonra
açılan başlıca askerî okullar şunlardır:
Mühendishâne-i Bahrî-i Hümayûn. 1773'de yüksek tahsil vermek amacıyla
kurulan bu okul, önceleri, ilk-orta-lise öğrenimini de bünyesinde
bulunduruyordu (Ergin,1977:319). Osmanlılarda ilk defa Batı metotlarıyla
öğretime başlayan bir askerî okul (deniz akademisi) idi. 1842
tarihinde öğretim süresi, 3 yıldı.
Mühendishâne-i Berr-i Hümayûn. 1796'da açılan bu askerî kara okulunun
öğretim süresi 4 yıldı. Okul, daha çok topçu ve istihkâm okulu
niteliğindeydi.
Tıbhâne-i Âmire ve Cerrahhâne-i Ma'mûre. 1827'de ordunun askerîdoktor
ve cerrah ihtiyacını karşılamak amacıyla Tıbhâne açılmıştır. Okulun
öğretim süresi, 4 yıldı. Önceleri Tıbhâne ile Cerahhâne birlikte
öğretim yapmış ve 1831'de ayrılmışsa da, 1836'da tekrar birleştirilmiş
ve adı Mekteb-i Tıbbiye olmuştur (Ergin,1977:343).
Mekteb-i Ulûm-i Harbiye. 1834'de açılan bu askerîokulun öğrencileri,
Mekteb-i Harbiye taburu adını almış ve sekiz kısımdan oluşmuştur.
1837'den itibaren okulun öğretimi, daha ciddi tutulmuştur. 1845'de
ise sınıfların bir kısmı hazırlayıcı (idadî) olarak (Mekteb-i
Fünun-i Idadîye), diğerleri de daha üst düzeyde (Mekteb-i Ulum-ı
Harbiye) yeniden kurulmuş ve binaları ayrılmıştır (Ergin,1977:354-368;Akyüz,1982b:99).
Muzıka-i Hümayûn Mektebi. 1825'de yeniçeri ocağının kaldırılmasıyla
birlikte ortadan kalkan Mehterhâne'nin yerine, 1834'de açılmış
bir okuldur.
Ebe Mektebi. 1842 yılında Askerî Tıp okulunda, kadınlar için bir
Ebe Mektebi ve kursu açıldı.
1849'da Harp Okulu sınıfları içerisinde, veteriner şubesi öğretime
başladı.
Askerî okullardaki düzenleme, 1847'de yayımlanan Mekteb-i Cedid-i
Harbiye-i Şahâne'nin iç dairesine dair kanunname adlı içtüzüğün
tesbiti ile bir Askerî Maârif Meclisi ve ayrıca askerî meslek
ve teknik okullarına öğrenci yetiştirmek üzere bir Fen İdadîsi
kuruldu (Koçer,1987:58).
Yaygın Eğitim
Yaygın eğitim, halkın yaşama biçimini, bilgi,
beceri ve alışkanlıklarını, değer yargılarını birbirine ve kendilerinden
sonraki nesillere aktarmak amacıyla yapılan bir etkinliktir (Kılıç,1983:470).
Yaygın eğitim, örgün eğitimden daha kapsamlı olup okullarda, camilerde,
orduda, iş yerlerinde, ailede, tekkelerde ve kütüphanalerde verilmektedir.
Öğretmen Yetiştirme
Tanzimat döneminde batılı metotlarla eğitim yapan
okulların öğretmen ihtiyacını karşılamak üzere, 1848'de Kemal
Efendi'nin öncülüğünde, Darülmuallimîn-i Rüşdî adıyla ilk öğretmen
okulu açılmıştır. Okulun öğretim süresi 3 yıldı. 1850'de Darulmuallimîn
müdürlüğüne Ahmet Cevdet Paşa getirilmiş ve öğretmen okullarıyla
ilgili ilk Nizamname de 1951 yılında, onun döneminde ve kaleminden
çıkmıştır (Akyüz,1990c:3).
Darülmuallimîn-i Rüşdî, rüşdiyelere öğretmen yetiştirmek için
açılmıştır. İlkokullara öğretmen yetiştirecek olan ilk öğretmen
okullarının başlangıcı sayılabilecek Darülmuallimîn-i Sıbyan da,
1868 yılında Maârif Nâzırı Saffet Paşa zamanında öğretime başlamıştır.
Kızların okuması fikrini 1850'de ilk defa ortaya atan Kemal Efendi
olmuştur. Ancak uzun mücadelelerden sonra, bu fikrini 1858'de
gerçekleştirerek, ilk İnas (Kız) Rüşdiyelerini kurmuştur. 1869
Nizamnamesi, kız ilkokullarını ve kız rüşdiyelerine kadın öğretmen
yetiştirilmesi amacıyla bir Darülmuallimât açılmasını öngörmüş
ve bu okul, Maârif Nâzırı Saffet Paşa tarafından 1870'de açılmıştır.
Okul, Sıbyan ve Rüşdiye olmak üzere iki şubeye ayrılmıştır (Ergin,1977:668).
SONUÇ
Tanzimat dönemi öncesinde batı anlayışına göre
bir eğitim sistemi kurulurken, önce yüksek okullardan işe başlanmıştır.
Bunlar, Mühendishâne-i Bahrî-i Hümayûn, Mühendishâne-i Berr-i
Hümayûn, Tıbhâne-i Âmire ve Cerrahhâne-i Ma'mûre ve Mekteb-i Harbiye'dir.
Ancak, batı metotları ile çalışan okullar çoğaldıkça, örgün eğitimin
alt kademeleri de oluşmuş; böylece yüksek eğitim yapmak amacıyla
açılan okullar, zamanla hedeflerini gerçekleştirir duruma gelmişlerdir.
Batılı metotlarla eğitim yapan okulların öğretmen ihtiyacını karşılamak
üzere, 1848'de Kemal Efendi'nin öncülüğünde, Darülmuallimîn-i
Rüşdî adıyla ilk öğretmen okulu açılmıştır.
Darülmuallimîn-i Rüşdî, rüşdiyelere öğretmen yetiştirmek için
açılmıştır. İlkokullara öğretmen yetiştirecek olan ilk öğretmen
okullarının başlangıcı sayılabilecek Darülmuallimîn-i Sıbyan da,
1868 yılında Maârif Nâzırı Saffet Paşa zamanında öğretime başlamıştır.
Kızların okuması fikrini 1850'de ilk defa ortaya atan Kemal Efendi
olmuştur. Ancak uzun mücadelelerden sonra, bu fikrini 1858'de
gerçekleştirerek, ilk İnas (Kız) Rüşdiyelerini kurmuştur.
Tanzimat döneminde, Din Eğitimi ile Tanzimat Eğitimi, ayrı okullar
ve kurumlarca verilmiş ve farklı programlar uygulanmıştır.
KAYNAKLAR
Akkutay, Ü. (1984). Enderun Mektebi. Ankara:
Gazi Eğitim Fakültesi yayınları No: 4.
Akyüz, Y. (1982). Türk Eğitim Tarihi (Başlangıçtan 1982'ye). Ankara:
AÜ Eğitim Bilimleri Fakültesi yayınları, No: 114.
____. (1991). Tanzimat Dönemi Eğitiminin Özellikleri Tanzimat'ın
150. Yıldönümü Uluslararası Sempozyumu (Bildiriler). Ankara: Millî
Kütüphane yayınları: 5.
Atay, H. (1983). Osmanlılarda Yüksek Din Eğitim Medrese Programları-İcazetnameler-Islahat
Hareketleri. İstanbul: Dergâh yayınları: 99.
Ergin, O. (1977). Türk Maârif Tarihi. İstanbul: Eser Matbaası.
Hazır, H. (1991). Tanzimat Fermanı'nın Anayasa Hukuku Açısından
Tahlili Tanzimat'ın 150. Yıldönümü Uluslararası Sempozyumu (Bildiriler).
Ankara: Millî Kütüphane yayınları: 5.
İslâm Ansiklopedisi (İA) (1960). İstanbul: Maârif Basımevi, C.
8.
Kara, M. (1990). Tekkeler ve Zaviyeler. İstanbul: Dergâh yayınları.
____. (1991). Tanzimat Dönemi ve Tasavvufi Hayat Tanzimat'ın 150.
Yıldönümü Uluslararası Sempozyumu (Bildiriler). Ankara: Millî
Kütüphane yayınları: 5.
Kara, M. (1998). Tasavvuf ve Tarikatlar Tarihi. İstanbul: Dergâh
yayınları.
Kılıç, E. (1983). Yaygın Eğitim Cumhuriyet Döneminde Eğitim. İstanbul:
Millî Eğitim Bakanlığı yayınları, No: 91.
Koçer, H. A. (1987).Türkiye'de Modern Eğitimin Doğuşu. Ankara:
Uzman yayınları:1.
Maârif-i Umûmiye Nizamnamesi, 1869 (MUN).
Milî Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı. (1985). Türkiye'de Yaygın
Eğitim. Ankara: Halk Eğitim Serisi: 2.
Özalp, R. (1982). Millî Eğitimle İlgili Mevzuat (1857-1923). İstanbul:
Millî Eğitim Basımevi.
Özalp, R. ve Ataünal, A. (1977). Türk Millî Eğitim Sisteminde
Düzenleme Teşkilâtı. İstanbul: Millî Eğitim Basımevi.
Pakalın, M. Z. (1946). Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü.
İstanbul: Millî Eğitim Basımevi.
Tanilli, S. (1976). Anayasalar ve Siyasal Belgeler. İstanbul.
|
|