|
Karşılıklı iletişim sırasında oluşan sorunların büyük bir
bölümü, bizlerin olaylara ve davranışlara yönelttiğimiz bakış açısı ve yargılar
nedeniyle oluşur. Özellikle çocukların davranışlarını yorumlarken, değerlerimiz
ve eğitimden kaynaklanan yargı etiketleri ile tepkiler oluştururuz. Oysa önemli
olan davranışlarla yargıları ayırabilmektir.
Örneğin; oyuncağını arkadaşlarıyla paylaşmak istemeyen
çocuk,
Davranış; oyuncağını arkadaşına vermiyor,
Yargı; Bencil, düşüncesiz, paylaşmasını bilmeyen etiketler.
Sorunları ayırt edebilmek ve müdahalelerimizi gereken
yerlerde doğru olarak yapabilmek için bir davranış penceresi çizelim.
Davranış penceresi
Kabul Edilir
Kabul Çizgisi
Kabul Edilemez
İzlediğimiz her kişinin davranışı, bu pencere içinde yer
alır. Davranışların kabul edilip edilmemesi, bizlerin o davranışa tanık
olduğumuzda yaşadığımız duygularla bağımlıdır. Davranış oluştuğunda olumsuz
duygular yaşıyorsak, davranışı kabul etmeyiz. Olumlu duygular yaşıyorsak, o
davranışı görmezden gelebiliriz.
Kabul Çizgisinin Değişkenliğini 3 Önemli Etken Doğurur :
1 - Ben 2 - Çocuk 3
- Çevre
İletişimde ifade hataları
Çocuklar
ve yetişkinler arasında çıkan en büyük sorun, çocuğun veya gencin olumsuz
davranışları sonunda oluşur. Gencin yapmış olduğu davranış yetişkin tarafından
kabul edilmediğinde genellikle gösterilen tepkiler şöyledir: “Sen nasıl bunu
yaparsın? Ne lâf anlamaz çocuksun? Ne zaman adam olacaksın? Geri zekâlı!.....”
Bu çıkışmalar, kızgınlık ifadesidir. Burada özellikle kullanılan ifade tarzı
kişiye yönelik sen mesajı, SEN-dilidir. Toplumumuzda kızgınlık ifadeleri
genellikle sen dili ile yapılır.
Ancak sen dili ile yapılan ifadeler, kızgınlığın gerçek
nedenlerini açıklamaz. Olumsuz davranışın karşıdaki üzerindeki belirgin etkileri
açık değildir. Gençlerle yapılan mülâkatlarda, gençlerin çoğu zaman
yetişkinlerin neden kızdıklarını pek anlayamadıklarını gösterir. Sen mesajında
açık olan tek şey saldırıdır. İfade edilen kızgınlık davranışa değil, kişiliğe
yöneldiği için gencin onurunun kırılmasına neden olduğu için direnmesine ve
karşılık vermesine neden olur. Sen dili ile ifade edilen kişiliğe yönelik
kızgınlık, bireyler üzerinde onarılmaz yaralar açar. Kimlik duygusunun ve
özgüvenin yaralanmasına yol açar. Zamanla gençte sen dilini kullanmayı öğrenir.
Ve karşılıklı çatışmalar yaşanır.
Bunun çözümü BEN dili ile konuşmaktır. Ben dili
yetişkinlerin olumsuz davranış sırasında yapmakta olduğu olumsuz etki ve
duyguları açıklayan dürüst ve sorumlu bir kırgınlık ifadesidir. “Ulan, kes şu
müziğin sesini” demek yerine “müzik bu kadar yüksek açılınca, okuduğumu
anlamıyorum” demek, karşı tarafa kızgınlığın nedenini açıkladığı gibi, gencin
kişiliğine bir saldırı niteliği taşımadığı için, dinlenme ve uyulması daha
olasıdır. Ben mesajları gerçek yaşantı ve duygularımızı ortaya koyduğundan,
onun bizi ve gereksinimlerimizi daha iyi görebilmesine ve savunucu tutuma
geçmeden sorumluluğunu kabul etmesine yardımcı olur.
Çocuğun davranışını kendi isteğiyle ve bize verdiği değer
yüzünden değiştirebilmesi için, sorunumuzun ve kızgınlığımızın nedenini bilmesi
gerekir.
Bunun için 3 türlü bilgi gerekir
Sorunu doğuran davranış hangisidir?
Bu davranış bizi nasıl etkilemektedir?
Bu etkinin bizde uyandırdığı duygular nelerdir?
Bu 3 bilgi içeren mesaj “ben” mesajıdır. Ben mesajı bu üç
bölümü içermelidir.
1. Kabul edilmeyen davranışın yargısız, suçlayıcı olmayan
tanımı:
“Ne saygısız çocuksun” yerine, “neden saygısız?”
hangi davranış.
“Müziği bu kadar yüksek açtığın zaman ...” davranışın
tanımıdır.
2. Bu davranışın bizde oluşturduğu etki:
Başım ağrıyor,
Okuduğumu anlamıyorum,
Konuşmaları duyamıyoruz gibi...
3. Olumsuz davranışların bizde doğurduğu duygular
Sinirleniyorum, kızıyorum, üzülüyorum, korkuyorum.
Dolayısıyla ben dili ile ifade edilen kızgınlık, başkaları
hakkındaki değerlendirme ve yorumlarımızı değil, bizim olay karşısındaki gerçek
duygu ve yaşantımızı açıklar. Duyguların açıklanması ve ifade edilmesi çok
önemlidir. İnançlar, zevkler, değerler ve düşünceler insandan insana farklılık
gösterse de, duygular bütün insanlarda aynıdır. Sadece yoğunluğu değişir. Buda
bireylerin birbirlerini anlamalarını kolaylaştırır.
Ben dili ile konuşmanın 3 tür olumlu etkisi vardır:
Konuşanı rahatlatır.
Duyguların açıklanması, kişinin rahatlamasına ve birikim
yapmamasına yol açar.
Belirgin etkiyi düşünen yetişkin, bazen belirgin bir etki
olmadığını farkeder.
Aslında kızgınlığın çocuğun davranışı ile ilgili olmayıp,
özel yaşantısında karşılaşmış olduğu bir olumsuz durumdan kaynaklandığını
farkeder. Ben mesajında gence karşı bir saldırı olmadığı için savunma durumu
ortaya çıkmaz ve çocuk, yetişkinin gereksinimini karşılamak amacıyla, davranışın
sorumluluğunu üstlenir; değiştirmeye yönelebilir. Bu durumda çocuk dış kontrol
ve tehdit yerine iç kontrol ve denetim kazanır.
|